Nisan Yağmuruyla Gelen

Camın öte tarafına tutunup asılmış duran yağmur damlaları gibi, geçmişten bugüne asılmış anların var zihninin bir yerlerinde. Kötü olan anları ne kadar kendini zorlasanda silemezsin, yok edemezsin. Sıkıca tutunmuştur ve kımıldamaz yerinden. İyi anlar ise yaşandığı anların lezzetiyle birlikte, sadece o zamana ait kalmak üzere yaşanmış ve bitmiştir artık. Üzerinden yıllar geçer, tüm ayrıntılarıyla hatırlayamazsın o anı. Ama kötüler öyle mi? Her an peşindedir, aklından silmek istesende içine daha çok gömülür sinsice.
Hayatın sana ne kadar acımasız davrandığını anlatırsın günler, aylar, yıllar boyunca. Anlattıkça unutacağını sanırsın ama nafile, ne unutursun, ne hafiflersin nede duyduğun bir-iki teselli edici söz seni ikna edebilir.
Çok sevdiğin eşini almıştır Allah yanına, 2 çocukla kalakalmışsındır hayatının tam orta yerinde. Allah için ölüm çok olağan bir durum iken, senin için dünyanın sonudur, hayatının karanlığa gömülmesine sebeptir çoğu zaman. İsyanlar edersin, benim en sevdiğim canı benden niye ayırdı diye. Meydan okursun Yaratıcına, doğum gibi ölümünde yaratıcısı olan Sahibine. Küsersin Yaratıcına, seni sevdiğinden ayırdı diye, seni çaresiz bir başına bıraktı diye.
Başına gelen her kötü şeyden bir iyiliğe ulaşman gerekirken, kötülükten başka bir kötülüğe sürüklenmeye mahkum edersin kendini. Halbuki senden beklenen isyan değil, küsmeler hiç değil.
Başına gelen kötü şeyden sonra daha çok Yaratıcına sarılman gerekirken, O’na itaat ettiğini, tüm yönetimin ve planların O’na ait olduğunu idrak etmen gerekirken, sen ters yola sapar, daha sonra başına gelebilecek daha başka kötü şeylere kendi kendine yol açmış olursun.
Eğer O’nun sana yazdığı mesajları okuyup anlasaydın, kötü şeylerden hayırlı yollar açılacağını bilirdin.
Eğer O’nun sözlerini içine akıtsaydın, O’na gerçekten iman edenler için ümitsizliğin, çaresizliğin olmadığını bilirdin.
Eğer O’nun sistemini anlasaydın, gerçek müminler için en iyi dost ve koruyucu olduğunu bilirdin.
Eğer kendini O’ndan uzaklaştırmasaydın, inanan kullarının O’na yaklaşmasını istediğini ve yaklaşmak için yollar gösterdiğini bilirdin.
Eğer O’na layık bir kul olmaya gayret etseydin, bu dünya hayatının gelip geçici bir eğlence olduğunu, ahiret hayatının ise sonsuz olduğunu bilirdin.
Eğer O’na teslim olsaydın, bu gelip geçici dünyada yaşadığın kötü şeyler için, O’na nankörlük edip, o sonsuz hayatını da kaybetmeyi göze almaman gerektiğini bilirdin.
Ne yazık!!!
Tüm bunları bilmeyi red ettiğin için O’nun rızasını kazanamadan bu dünyadan göçüp gideceksin. Bir kötü olaydan alınabilecek öğütleri alamadığın için, bu hayatı boşa yaşamışlardan ve kaybedenlerden olacaksın. Nisan yağmurlarının usulca aktığı bir günde, dışarıyı seyrederken seni hüzünlendirmekten başka bir şeye yaramayacak yaşadığın acılar…
Bakara-257: Allah inananların egemeni ve dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.
İnkar edenlerin dostları ise azgın kişilerdir; onları aydınlıktan karanlığa çıkarırlar.
Onlar ateş halkıdır, onlar orada sürekli kalıcıdır.

Face Palm Against Window Rain Drops

Reklamlar

4 thoughts on “Nisan Yağmuruyla Gelen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s